Dün Sunay Akın Sivas’ta sevenleriyle buluştu. Cumhuriyet Üniversitesi bahar şenlikleri kapsamında düzenlediği etkilikler içinde bana göre en iyi seçim Sunay Akındı. Günümüz çelebi sultan’ı ya da anlatılarıyla bize yaşam dersi veren bir meddah olarakta kendisini tanımladığım bir gönül insanı olan Sunay Akınla gösterisi öncesi yaptığım söyleşide kendisine Sivas’ı anlatmaya çalıştım. Nasıl anlatttığımı buraya yazmayacağım. Nasıl anlattığımı beni biraz tanıyan dostlarım bilir. Ben anlattıkça şaşkınlıktan göz bebeklerinin irileştiğini gördüm. Sunay Akın’ın Sivas’a ilk gelişiydi bu, hiçbir yeri gezmedi gezemedi işlerinden dolayı telaşlı gelip yine aynı telaş içerisinde İstanbul’a geri döndü.
Evet Sunay Akın salonu dolduran insanlara dolu dolu saatler yaşattı. Bende dahil bir çok insanın merak etmediği bir çok şeyi merak ederek araştırıp bulmuş( iyi ki bulmuş) insanlara anlatırken ki heyecanını görmek bir başka güzeldi. Özellikle ilk anlatısı olan Tuncay terzihanesi bir başka güzeldi. Çünkü bu anlatıda yer alan kendi yaşamıydı. Babasıyla annesinin tanışmasını resmeden bu anlatıyı bizlerle paylaşırken onun nasıl insancıl bir yapıya sahip olduğunu salonu dolduran yüzlerce insanlar birlikte gördüm.Ben daha önceden bu gösterisini izlememe rağmen yinede çok büyük keyif aldım. Gösteri bittiğinde salonu dolduran yüzlerce insanın yüzüne bakmak ve onların yüzündeki tebessümü görmek bu gösteriden ne kadar memnun olduklarının en güzel işaretiydi.
Anlatılarının birinde ki bu anlattığı olayı bize hep yanlış anlatmışlardır. Doğrusunu Sunay Akından öğrendi insanlar.( Zaten tarihimiz bize hep yanlış anlatılmadı mı?) Cumhuriyetimizin kurucusu olan eşsiz kahraman Mustafa Kemal’in tesadüfen mi diyeyim yoksa yanındaki paşanın iç güdüsel davranışından mı diyeyim bilemiyorum Fransada nasıl ölümden döndüğünü daha doğrusu ölüme giderken durdurulduğunu anlattığı sırada, bana program öncesi yaptığımız sohbet esnasında söylediği, Sivaslıları ve içinde bir parça insanlık kırıntısı kalanı derinden yaralayan Madımak faciasından evini taşımak için Sivas’a gelmeyerek nasıl ölümden döndüğünü anlattığı aklıma geldi bir an irkildim ve şunu dedim kendi kendime “ Sivas tarihine kara leke gibi düşen bizleri kahreden o gün, Sunay Akın o otelde olsaydı belki bugün bu anlattıklarını hiçbir zaman öğrenemeyecektik” demek ki bunlar birer tesadüf değildi. Diye söylendim. Ben bugüne kadar bir çok yazar ve şairle tanıştım. Sunay Akında olan güzelliği, samimiyeti ve cana yakınlığı diğer yazar ve şairlerde görmedim. Gerçekten adam gibi bir adam olduğunu bir kez daha ortaya koydu bu modern meddahımız.
Cumhuriyetimizin 10. yıl kutlama görüntüsünün nasıl çekildiğinden tutun Mimar Sinan’ın nasıl keşfedildiğine varan bir dolu şey öğrendik o gün Sunay Akın’ın ağzından. Ağzın dert görmesin çocukların sevgilisi güzel insan… bende ki ses kaydını zaman zaman dinleyip seni anacağım umarım tekrar buluşuruz yolumuz bir yerlerde kesişir.